Blog

İmparator,Filozof, Hürmason Fredeıik II

in Celil LAYİKTEZ Yazıları

Resmi tarih:

Prusya Kralı Frederik II (Hohen- zollern) (24 Ocak 1712, Berlin – 17 Ağustos 1786, Potsdam), 1740 – 1786 arası Prusya Kralı. Frederik II askeri dehâsı ve diplomaside us­talığı ile Avusturya’daki Habsburg hanedanını zayıflattı, Prusya’nın sınırlarını genişleterek, küçük bir krallığı büyük ve güçlü bir devlete dönüştürdü. Aydın bir mutlak hü­kümdar olarak ilk Alman yasa der­lemesini hazırladı, eğitim alanında diğer Avrupa ülkelerini geride bı­rakmayı başardı. Tahta çıkana de­ğin, Rheinsberg’deki küçük sara­yında, babasının denetiminden uzakta, her zaman, istediği gibi, sanatçılardan oluşan bir çevre için­de yaşadı. Aydınlanmanın önder­lerinden Voltaire ile uzun uzun mektuplaştı, onu himayesine aldı. Diderot ve Montesquieu ile yazıştı. Fransız kültürüne büyük hayranlık besliyordu, ve sarayında, Al­manca yerine Fran­sızca konuşulma­sını yeğliyordu..

Büyük Frederik

Büyük Frederik

Babasının ölü­mü üzerine 31 Mayıs 1740’da tahta çıktı, baba­sının kurduğu di­siplinli yönetim ya­pısını sürdürdü. Yargı­lama aracı olarak iş­kenceyi yasakladı, basın sansürünü kaldırdı, dinsel ayrımcılığa son verdi, sürgündeki Prusya’lı bilginleri ve yabancı

bilim adamlarını Prusya’ya davet ederek, onları büyük babasının kurdurduğu Berlin Akademisinde topladı. Yeni konut ve istihdam programlarını uygulamaya koydu, acımasız ceza yasalarını yürürlük­ten kaldırdı. Aydınlanmanın hava­sına uygun biçimde erdemi, adale­ti ve sorumluluğu birleştiren aydın bir hükümdar olma arzusunu ‘T’Antimachiavel’’ başlıklı bir ki­tapçıkta dile getirdi. Görüşleri yeni değildi, ama aydın despotluk anla­yışı ilk defa bir hükümdar tarafın­dan dile getiriliyordu.

1745 sonrasında, 11 yıl boyun­ca devlet örgütlenmesi ile ilgilendi, sanatçıları ve bilim adamlarını ko­rudu,

Montesquieu

Montesquieu

kitaplar, makaleler, şiirler yazdı. Ordusunu yeniledi, Osmanlı ordularıyla savaşarak eğitilmiş Avusturya süvarilerine yetişmek üzere özel eğitimler uyguladı.

Filozof Kral, toplumun sivil ya­şamına devletin kanşmasına kar­şıydı, Codex Friedericanus devlet müdahalesine karşı sivil yaşamı korumak amacıyla derlendi.

Mason Kral:

Frederik II daha tahta çıkmadan Rheinsberg sarayında, muhtemelen Berlin’deki sarayında da, Localar tahsis etti ve Üstadı Muhterem ola­rak onları yönetti. Özellikle İskoç Ritinin masonik menkıbelerinde, Haçlı Seferlerine katılmış Prusya Kralı İmparator 2. Frederik’le

(1194 – 1250) 18. yüzyıl Prusya Kralı karıştırılır. Eski ve Kabul Edil­miş İskoç Riti tarihçesinde, Ritin Büyük Anayasa’sını Frederik’in 1786 yılında şahsen kaleme aldığı belirtilmiştir. Oysa, Frederik, Pots- dam’daki Sans-Souci şatosunda, 9 Eylül 1785’den ölüm tarihi olan 17 Ağustos 1786’a kadar 11 ay hasta yatmıştır, bu nedenle de söz konu­su Anayasa’yı 1786 yılında yazmış olma ihtimali fevkalâde düşüktür.

Bir zamanlar, EKESR’nin 21. derecesinde kutsal kelime “Frede­rik” idi ve atölyenin başkanı “Niza­mın Kurucusu, Büyük Frederik”! temsil ederdi. 33. derecede de geçiş kelimesinin ikinci kısmı “Frederik” karşılığı da “Prusya Kralı” idi.

Anne Baillot’ya göre Frede­rik Il’nin masonik felsefesi:

  • Ülkesinin kültür yaşamına vermiş olduğu destekle, Frederik II18. yüzyıl siyasal ve entelektüel figürlerinden biri olmuştur. Bir gizli cemiyete bağlılığının sebebi neydi?

Frederik Prusya’sında Aydın­lanma müesseseleşmiş, basın öz­gürlüğü, siyasetin en üst düzeyin­de felsefenin egemen olması, kla­sik sanata aşırı ilgi tüm Avrupa’yı etkilemiştir.

Papa Clement xIII 1738

Papa Clement xIII 1738

Almanca gibi mahalli diller bilgi­nin yayılması için henüz yeterli de­ğildi. Bilim dünyasında daha çok Latince ve Fransızca kullanılıyordu. Bilginin dağılımı için de yeni yön­temler uygulanmaya başlanmıştı: yeni yayın şekilleri ortaya çıkmış, kitap ve magazin satışları, gazetele­rin tirajı artmıştı. Bilimsel cemiyetler kuruluyor, küçük kentlerde dahi okuma kulüpleri ortaya çıkıyordu. Bu entelektüel elitin sosyal ihtiyacı­nı Hürmasonluk karşılıyordu. An­cak, Papa’nm yasaklamasından sonra, Masonluk, savunma amacı ile, gizli bir cemiyet haline gelmişti.

Bir çelişki ile karşı karşıyayız: Aydınlanmanın kralı genel politika­sında düşüncelerin özgür dolaşımı­nı savunurken bilinçli olarak gizli bir cemiyeti neden savunur? Ayrı­ca,

politika söylemlerinde açıkladığı Aufklarung ilkelerine rağmen, bağ­landığı gizli cemiyetin mistisizm odaklı olduğuna dair şöhretinin ol­ması bir tezat teşkil etmiyor muy­du? Bu çelişkiyi açmaya çalışalım.

  • Gerçekte Prusya Kralı mükemmel bir politikacıydı ve Hürmasonlukla olan yakınlığı egemenlik stratejisinin bir parçasıydı.

Bekrisinden çok sonra Prusya Kralı olan Frederik’in Masonluğun gelişmesine olan motivasyo­nunun arkasında politik nedenler vardır. Diğer Avrupa kraliyet sa­rayları ile entelek­tüel bazda mü­cadele etme programının bir parçası olarak bunu görüyoruz.

46 yıl hüküm sür­müş bu kra­lın politikası gerçek an­lamda liberal değildi. Teba­asını etki altı­na alabilecek tüm akımları ya­kından izlemek is­tiyordu. Gizli cemi­yetler üzerinde en et­ken kontrol, yasaklama ve kaba güç kullanarak ceza­landırma değildir. Kendisine en faz­la muhalefet gösterebilecek sınıflar olan aristokrasi ve yüksek Prusya burjuvazisini gözetim altında tut­mak için tolerans sahibi olmak, li­beral yasalar yayınlamak, bilgi top­lamak ve Masonluğu desteklemek gerekiyordu.

Bu egemenlik stratejisinin as­lında bir çok veçhesi vardır. Frede- rik tahta çıkınca Hürmasonluğa resmi ve aleni destek vermiştir. Fransızca dilinde jourmal de Ber­lin” adında bir dergi çıkarmaya başlamış ve bu dergide Masonluk­la ilgili kendi düşüncelerini yaz­mıştır. Derginin ilk sayısında aşa­ğıdaki satırları okuyoruz:

“Tampliyelerin kaderine benzer bir kader bu bahtsız cemiyete ha­sırlanmaktadır. Bu cemiyet Majes­telerinin himayesinde kendisine güvenli bir yuva bulacaktır. Hür- masonlardan bahsediyorum. Lo­calarını tahtın gölgesinde kurarak hiç bir takibat beklentisi olmadan huzur içinde çalışabilirler.”

Bazı Localar “Frederik” adını alıyor, doğum günü olan 24 Ocak Mason bayramı olarak kutlanıyordu. Felsefenin evriminin genel görünümü ile gözükebilen çelişkilere rağ­men, bu strate­ji Prusya ve genelde Avru­pa’da başarılı olmuştur. Zi­ra, Masonlu­ğu destekle­mek Katolik Kilisesine bir meydan oku­ma idi ve bu sayede, Katolik

Kilisesine karşı r olan tüm güçler Fre­derik’in arkasında bin­leşiyordu. Papa Clement Xll’nin 1738 yılında “In Emi- nenti” fermanı ile Masonluğu, Masonları ve onları destekleyen­leri aforoz ettiğini unutmayalım.

Ancak, Frederik basit destekten ileri giderek, tekris edilmiş, aile ef­radı ile dostlarını, çoğu zaman Üs­tadı Muhteremi olduğu Localarda kendi tekris etmiş veya ettirmiş, saraylarını masonik sembollerle süslemiştir.

  • Frederik’in politikası
    selefi ve babası
    Frederic- Guillaume’un
    politikalarına olan tepkisi ile
    mi şekil bulmuştur?

Baba-oğul sürtüşmesi tarihe geçmiştir. Ancak askeri ve ekono­mi alanlarında halef selefin politi­kalarını yürütmeyi sürdürmüştür. Frederik’in babasına karşı olan is­yanı, İngiltere Kralı 1. George’un kızı olan annesi Sophie-Dorot- hee’nin kendisine verdiği eğitimle de ilgilidir. Prens Frederik, İngilte­re ile yakınlaşmayı hedefleyen bir anne ile, Alman prenslikleri ile it­tifak arayan bir babanın etkisinde kalmıştır. Frederik’in babasına direnişini an­nesi ve kardeşleri des­tekliyordu. Entelektüel sahada da Frederik Mason Kardeşlerinden destek bekliyordu.

Frederik’in Hürma- sonluğa verdiği destek, bir yandan Prusya aris­tokrasisini kontrol te­şebbüsü ve Katolik Ki­lisesine karşı güç birli­ğini temin ederken, bir yandan da askeri başa­rılarla genişleyen Prus­ya’nın sınırlarını yeni­den tanımlayacak bir kamuoyu yaratmaya yönelikti. Ancak, iş bu­nunla bitmiyordu: en­telektüel kral Frederik, döneminin hiç bir hü­kümdarının cesaret edemediği insani de­ğerleri, özgürlükleri yerleştirmeye gerçekten inanıyor ve Masonluğu bu yolda etken bir araç olarak görüyordu.

  • Hürmason Frederik ideal bir Aufkldrung muydu?

Prens henüz 26 yaşındayken yakın dostu Schaumburg-Lippe Kont’u, bir sohbet esnasında ba­basına karşı Hürmasonluğu savu­nunca, kendisine Mason olmak arzusunu belirtmişti. İngiltere’de tekris edilmiş olan Kont, İngilte­re’de prenslerin Masonluğa olan yakın ilgilerini, (felsefe ve pozitif bilimlerde Masonluğun başarıları­nı ) Frederik’e anlatıyordu. Scha- umburg-Lippe Kont’unun delale­tiyle, Hamburg’daki bir Locanın yolladığı delegasyon Prens’i Brunswick’de bir handa, 14-15 Ağustos 1738 gecesinde, dostu Wartesleben Kont’u Katte ile bir­likte tekris etti. Frederik’in arzusu üzerine adayların tekrisinde hiç bir ayrıcalık uygulanmadı.

Frederik-Guillaume ülkeyi Pots- dam’daki sarayından yönetirken, Frederik Rheinsberg sarayında sa­nat ve felsefe ağırlıklı aktif bir ha­yat sürüyor, çevresini Kardeşlerle dolduruyordu. Prens, Kronpinzen- loge (Şehzade Locası) Locasını ku­rarak Üstadı Muhteremi oldu ve tekris törenlerini bizzat yönetti.

Babasının ölümünden sonra 1740’da tahta çıkan Frederik, Charlottenburg’da yakınlarını dahil ettiği bir Locayı kurdu. Aynı yıl Berlin’de Zu den Drei Welkugeln Locasının kurulmasını teşvik etti ve, tahta çıktıktan sonra artık hiç bir merasimi yönetmemesine rağ­men, ömrünün sonuna kadar bu Locanın “Büyük” Üstadı kaldı.

1744’de Dresden ve Breslau’da (Silezya, günümüzün Polonya’sın­da) kurulan beş Loca, ana Locaları Zu den Drei Welkugeln’e bağlandı. Frederik, Prusya’nın diğer Locaları­na da destek

vererek, 1761’de Bü­yük Üstat Kaymakamı olarak tayin ettiği von Printzen’in yönetiminde tüm bu Locaları aynı Büyük Loca çatısı altında topladı.

  • Baron von Hund’un “Stricte Observance” Riti Prusya’da önem kazanmaya başlayınca, Frederik açıktan açığa liberal Hürmasonluğa desteğini verdi.

1750’li yıllardan iti­baren Rosicruciens’ler (Rose Croix – Gül Haç ta­rikatı) Prusya masonlu­ğunu etkilemeye başladı­lar, 1751’de de von Hund’un Sricte Obser­vance Riti kuruldu. Prus­ya Masonluğunda etkisi­ni gösteren bu mistik ve alşimik akımlara, poziti- vist Frederik radikal tarz­da karşı çıkıyordu.

Sonuç

Prens Masonluğa girdiğinde, dünyanın kibar alemi değerleri­nin dışında, kendisine gerçeği arama olanağını tanıyacak bir sosyal ortam arıyordu, dolayısıy­la gizlilik gerekiyordu. Genç Prusya kralı Avrupa’da düşünce­lerin dolaşımını temin etmek istiyordu, bu da, Masonluğu hi¬mayesinin altına almak gibi politik bir jest gerektiriyordu.
Frederik bâtıl inançlara karşı ömür boyu süren bir mücadele verdi. 46 yıllık hükümdarlığı esnasında Masonluğu ile hep iftihar etti.

Ölümünden üç yıl sonra Bü­yük Fransa Devrimi’nde gelişen özgürlük, eşitlik, kardeşlik, tole­rans ve rasyonalizm fikirleri ile kendi savundukları arasında fark olmadığını görebiliyoruz.

Avrupa’da Aydınlanma’nın kökenlerini araştıran Potsdam’da “Forschungszentrum Europaisc- he Aufklârung” Frederik’in felsefi, tarihi eserleri ile şiirlerini içeren 12 ciltlik antolojisini, modern ya­zılıma göre düzeltilmiş Fransızca orijinal metinleri ile Almanca ter­cümelerini içeren bir çalışma şek­linde yayınlama hazırlığındadır .

Celil Layiktez
Kaynak: Tesviye Dergisi Sayı 66

Leave a Reply

Your email address will not be published.