Blog

Hürmasonluk ve İspanya İç Savaşı I

in Celil LAYİKTEZ Yazıları

Matthew Scanlan

Franco’cu Kardinal Goma:

“Cumhuriyetin Düşmanlan
Moskova taraftarlarının piç ruhları,
Yahudiler ve Masonlardır. ”

ngiltere Büyük Locası Büyük Üs­tadı Wharton Dükü, 1728 yılında Madrid’de ilk Locayı kurdu. Kato­lik Kilisesi tarafından sık sık takiba­ta uğramışsa da, İspanyol Hürma- sonluğu 19. yüzyılda iyi gelişti, 7 başbakan dahil, birçok liberal yö­netici Mason’du. 1898 yılında, Gü­ney Amerikalı Masonlar’m faaliyeti sonucunda İmparatorluğun kaybe­dilmesi, muhafazakâr kesimi Ma- sonlar’a karşı biledi. 1923 – 1930 yılları arasında ülke

Mauricio Karlin 1933 yılında yayınladığı Ispan¬ya’nın Katilleri kitabının kapağı ve afişi.

Mauricio Karlin 1933 yılında yayınladığı Ispan¬ya’nın Katilleri kitabının kapağı ve afişi.

Diktatör Gene­ral Primo de Rivera tarafın­dan yönetildi. İspanyol Ma­sonlar özgürlük için çalıştı, ancak bu karşı gelmenin be­delini de ödedi. 1928’de ço­ğu Grand Orient’a bağlı 200 kadar Mason, Büyük Üstat da­hil olmak üzere, “devlete kar­şı komplo kurmak’Ta suçlana­rak tutuklandı.

Dikta rejiminin çöküşünden sonra, Kral XIII. Alphonso sür­güne gönderildi ve 14 Nisan 1931 tarihinde İkinci Cumhuri­yet kuruldu. O tarihte Ispan­ya’da iki obediyans vardı: 1885’de kurulan Büyük Loca ile 1899’da kurulan Grand Ori­ent. 23 – 25 Mayıs Konva- nı’ndan sonra, Büyük Loca İs­panya Anayasası’nın ana pren­

sipleri hakkında aşağıdaki deklaras­yonu yayınladı:

“Hürmasonluk, ana ilke olarak, her tür­lü tezahürlerinde insan haklarının mut­lak korunmaları gereğini ilân eder…”

Bu ilke şunları kapsıyordu: Yaşa­ma ve güvenlik hakkını; düşünce ve vicdan hürriyetini; kilise – devlet ay­rımını; her vatandaşa seçim hakkı; herkese zorunlu ve parasız eğitim; her kişiye yetenek ve fiziksel duru­muna göre bir işin devlet tarafından temini; yaşlılara özel bakım; tüm va­tandaşlara parasız adalet temini ve tüm suçları kapsayacak jürili mahke­melerin kurulması; medeni nikâh ve boşanma imkânı, evlilik dışı doğan çocuklara yasal haklarının verilmesi; ölüm cezasının kaldırılması; ülkenin savunması için gönüllü askerlik (tüm milletler arasında barış ruhu ege­men oluncaya kadar). Deklarasyon insanlığın gelişmesine yönelik çalış­maların yapılmasına ve her yerleşim biriminde Masonik çekirdeklerin oluşturulmasına dair dileklerle ta­mamlandı.

1931 Haziran’mda yapılan se­çimleri, sol görüş açık farkla ka­zandı. Yeni kabinenin 8 üyesi, Madrid Valisi ve Belediye Başkanı, Catalan Parlamentosu Başkanı ve Barcelona’nm Valisi Mason’du. Ye­ni hükümet, “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik” ilkelerine uygun kurul­duğu için, Grand Orient tarafından desteklendi. “Enternasyonal Ma­sonluk Birliği’nin Bülteni” (Bulletin de l’Association Maçonnigue In­ternationale) bu yeni olguyu heye­canla aşağıdaki kelimelerle kutladı:

“Diktatörlük döneminde şüp­he ile bakılan İspanyol Kar­deşlerimiz bugün şeref ma­kamlarını işgal ediyor. Onları kutluyoruz. ”

Yeni İletişim Bakanı Diego Martinez Barrio, Grand Ori- ent’ın Büyük Üstadı’ydı. 1936’ya kadar 17 Mason ba­kan kabineye girdi.

Dünyayı yiyen evrensel canavar: Masonluk. Yayın tarihi: 3 Ağustos 1933.

Dünyayı yiyen evrensel canavar: Masonluk. Yayın tarihi:
3 Ağustos 1933.

Saez de Tejada’nın resmi. Karan¬lık Mason kişi, Ispanya’yı temsil eden gözleri bağlı kadının boy-nunu arkasındaki direğe sıkarak öldürmeye hazırlanıyor (Garot: boyun sıkılarak idam)

Saez de Tejada’nın resmi. Karan¬lık Mason kişi, Ispanya’yı temsil eden gözleri bağlı kadının boy-nunu arkasındaki direğe sıkarak öldürmeye hazırlanıyor (Garot: boyun sıkılarak idam)

Ekim 1931’de, (1932’de tekris edilen) Manuel Azana Devlet Başkanlığı’na getirildi. Azana, zirai reformu gerçek­leştirmek ve bölgelere özerklik vermek istedi. Sağdaki muha­lifler, “hükümetin Jüdeo – Ma­sonik – Bolşevik bir komplonun ajanı olduğunu” iddia ettiler.

Diego Martinez Barrio Aralık 1933’de Başbakan olunca, sağ, Hürmasonluğa düşmanlığını açıkça vurguladı, Aynı ayın içinde eski diktatörün oğlu “Fa- lange” teşkilâtını kurdu ve Ispan­ya’nın bir Faşist devlet olması gerek­tiğini ilân etti. 1934’de yazar Mauricio Karl Tel Enemigo: Marxismo, Anar- quismo, Masoneria (Düşman: Mark­sizm, Anarşizm, Masonluk) adındaki kitabını yayınladı. Bir sonraki yıl ben­zer bir kitap daha yayınladı: Asesinos de Espana: Marxismo, Anarquismo, Masoneria (Ispanya’nın Katilleri: Marksizm, Anarşizm, Masonluk). Francisco Luis de La masoneria cont­ra Espana (Ispanya’ya karşı Mason­luk) kitabını yayınladı. Ancak, bir mil­letvekili Masonlar’m ordunun üst ka­demelerinden atılmalarına dair bir kanun teklifinde bulunduğunda, Ma- laga’da çıkan bir dergi Hürmasonlu- ğu savunarak, “Locaların iffet, bilim, sanat, edebiyat ve evrensel ahlâkın felsefi okulları olduklarını, yardımı, kendini bilme ve evrensel kardeşlik ilkelerini aşıladığını yazdı:

“Hürmasonluk yalnız toleranssızlığın düşmanıdır… Toleranssızlığın hüküm sürdüğü yerlerde karşısında her za­man özgürlük ve düşünce özgürlü­ğünü savunan Hürmasonluğu bulur. ”

Şubat 1936 seçimlerinde Aza- na’nın solcu Halk Cephesi koalisyonu az farkla iktidara geldi. Azana ilk icra­at olarak siyasi mahkûmları serbest bırakarak ve toprak reformunu baş­latarak sağcıları rahatsız etti. Zengin­ler paralarını yurt dışına kaçırmaya başlayınca Peseta’nm değeri düştü. Gelen krizle fiyatlar yükseldi, maaş­larına zam isteyen işçiler peş peşe gelen grevleri başlattı. 13 Temmuz günü, Kralcı parti başkanı Jose Calvo Sotelo’nun Madrid’de öldürülmesin­den beş gün sonra, Ispanya ve Fas’ta konuşlandırılmış askeri birlikler cum­huriyete karşı ayaklandı. 72 saat için­de Ispanya’da, ordu birliklerinin yarı­sından fazlası ihtilâle katıldı. Başbakan Diego Martinez Barrio’nun ihtilâl­cilere uzlaşma teklifleri neticesiz kal­dı. Barrio daha sonra, sürgündeyken, Luz Hispanica (Ispanyol Nur’u) adın­daki Meksika Locası’nda yaptığı ko­nuşmada bu çabalarını şöyle anlattı:

“… Cumhuriyet Hükümeti’ni oluştu­ran tüm partilerin Mason üyelerini toplantıya çağırdım ve kardeşliğin getirdiği açıklıkla Cumhuriyet’in, Masonluğun ve Masonların karşı­sındaki tehlikeler hakkında kendi­lerini uyardım. Masonlar ileri sür­düğüm savlarla mutabık kalmakla beraber, bir çıkış yolu bulmakta anlaşamadılar. ”

Barrio’nun istifası üzerine Profesör Jose Giral (Kardeş) daha da solda olan bir hükümet kurdu ve solcuların işçi­leri silâhlandırma taleplerini onayladı. Cevap olarak General Francisco Franco Kuzey Afrika’ya uçakla gide­rek İspanyol Ordusu’nun başına geçti. 27 Temmuz’da Alman ve İtalyan Hava Kuvvetleri’nin de yardımıyla orduyu ana karaya geçirdi. Franco’nun idare­sindeki milliyetçi sosyalist (Faşist) or­dunun ilerlemesi süratli oldu ve Kasım ayında Cumhuriyetçi hükümet Valen- cia’ya çekilmek zorunda kaldı, Mason General Jose Miaja, Madrid’i savunma görevi ile geride kaldı.

Franco’nun iktidar savaşı döneminde ve sonrasında yayınlanan anti - ma- sonik kitapların kapakları. Masones e Pacifistas’ın yazarı Juan Tusquets rahipti ve ölüme gönderilmek üzere 82.000 Masonün listesini çıkarmıştı.

Franco’nun iktidar savaşı döneminde ve sonrasında yayınlanan anti – ma- sonik kitapların kapakları. Masones e Pacifistas’ın yazarı Juan Tusquets rahipti ve ölüme gönderilmek üzere 82.000 Masonün listesini çıkarmıştı.

Faşist güçlerin ilerlemesiyle çok sayıda Mason, solcu parti ve sendi­ka üyesi idam edildi. Sevilla’da bir gazetenin Mason listelerini yayınla­ması ve böylece “bu aşağılık leşle rin” herkesçe tanınması istendi. El Defensor de Cordoba (Kordoba Sa­vunucuları) adındaki gazete açıktan açığa şöyle yazıyordu:

“Yahudi ve Masonlara karşı tek bir cephe kurmak için mücadele edelim, hepsinin ölmesi gerekli. ”

Bir Falanjist gazete Masonlar’a karşı Haçlı Seferi çağrısında bulu­nurken, Zaragosa’da bir diğeri “Bu kötü niyetli cemiyetin Ispanya’ya yaptığı kötülük o denli büyüktür ki” diyerek bir an önce hepsinin katledilmesini talep ediyordu. 15 Eylül’de Faşistler Hürmasonluğu kanun dışı ilân ettiler. İlânda, Ma­sonluksan ayrılmayanların “ihtilâl yapmaya teşebbüs” suçundan yargılanacakları belirtiliyordu. Pamplona’da radyodan halka ses­lenen Kardinal Goma, “Milliyetçi­ler, Moskova uşaklarının piç ruh­larına, Yahudilere ve Masonlara karşı” savaştıklarını söylüyor, Bur­gos’ta bir rahip kilisede ayini ke­serek vatandaşları Masonlar’la dostane görüştüklerinden azarladı “Bırakın tohumları kurutulsun – Şeytan’m tohumları”. 20 Ekim gü­nünde Grand Orient aşağıdaki deklarasyonu yayınladı:

“Tüm İspanyol Masonluğu, Fa­şizm’e karşı yasal Hükümet olan Halk Cephesi’yle bütünleşmiştir. ”

Cevap gecikmedi: Bilbao sava­şından önce, Franco, tüm Mason su­bayların ordu saflarından atılmaları­nı emretti.

Basklar iyi silâhlanamamışlardı. Alman Condor Lejyonu’nun hava bombardımanlarından sonra, Nisan 1937’de Durango ve Guemıca kent­leri teslim oldu. Guernica’nm bom­balanması dünya umumî efkârını şo­ke etti, Picasso da, ünlü “Guemica” adlı tablosunu yaptı. Londra’daki Cumhuriyetçi Büyük Elçilik de, Fa­şistlerin Bask bölgesindeki bombar­dımanlarla Katolik rahiplerin de öldürülmüş olmasını protesto etti. Büyük Elçilik bu bildirisine Masonlukla ilgili aşağıdaki satırları dahil etti:

“…bazı bölgelerde ihtilâlciler Loca matrikül listelerini ele geçire­rek Masonları tutukladılar ve acı­masız bir şekilde katlettiler. ”

Hürmasonluğun en büyük düş­manlarından Peder Jean Tusguets, Masonlar’ın izlerini sürmek göre­viyle Milliyetçi basın servisinde çalışmaya başladı. En yakın yar­dımcısı, Franco’nun özel rahibi idi. Özel istihbarat bölümünde çalışan bu iki din adamı 82.000 kişilik bir Mason veya Mason olduklarından şüphelenilenlerin listesini çıkardı. Resmî kayıtlara göre, her iki obe- diyansm toplam matrikül mevcudu 5000 kişinin azıcık üzerindeydi.

Cordoba Mason binası kundak­landı, Santa Cruz, Tenerife’dekı mâbet müsadere edilerek Fa­lanj’m merkezi yapıldı. Diğer mâ- betler de, ya topçu ateşine tutuldu ya da kundaklandı. Salamanca’da, aralarında bir de rahip bulunan bir Loca’nm 30 üyesi kurşuna di­zildi. Logrono’da 15, Ceuta’da 17, Algeciras’da 33, Valladolid’de, si­vil vali dahil olmak üzere 30 Kar­deş kurşuna dizildi. Lugo, Zamora, Cadiz ve Granada’da yakalanabi­len tüm Masonlar, Sevilla’da da bir çok Loca’nm tüm üyeleri vahşi şe­kilde öldürüldü. Mason olma şüp­hesi dahi ölüme yollanmak için ye- terliydi. Katliam o denli insanlık dı­şı yapıldı ki, bazı Masonlar buhar­lı lokomotiflerin kazanlarına canlı canlı atıldılar.

Madrid’deki 16 Aralık 1937 Konvanı’nda ileri sürüldüğüne gö­re, Faşistler’in egemenliğine ge­çen bölgelerde kaçamayan tüm Masonlar öldürüldü. Franco’nun tutumu şüphe götürmüyordu: Hürmasonluk tüm İspanyol top­raklarından silinmeliydi ve bu he­defe yönelinirken merhametsiz davr anılacaktı.

Dipnotlar:

1) Makale’nin yazarı Matthew Scanlan, M.A. Barcelona’da 18 numaralı Duke of Wharton Araştırma Locasının ve Zaragosa’da Centro Estudios Historicos de la Masoneria Espano- la’nın üyesidir.

2) Fotoğraflar, Zaragosa’da Centro Estudios Historicos de la Masoneria Espanola’da Pro­fesör Jose Antonio Ferrer Benimeli’nin ko­leksiyonundan alınmıştır.

Celil Layiktez
Kaynak: Tesviye Dergisi Sayı 61

Leave a Reply

Your email address will not be published.